Kepekli princten cok ye.
İnsanlara beklediklerinden daha cok sey ver ve bunu zevk alarak yap.
En sevdigin siiri ezberle.
Dinledigin herseye inanma!
Sahip oldugun herseyi harcama ve istedigin kadar uyuma.
“Seni seviyorum” dediginde, cidden söle!
Üzgünüm dediginde, o kisinin gözlerinin icine bak.
Evlenmeden önce en az 6 ay nisanli kal.
İlk bakista aska inan!
Baskalarinin düsleriyle asla alay etme.
Tutkuyla ve derinden sev.
Sonradan yara alabilirsin belki ama hayati komple yasamanin tek yolu budur.
Anlasmazlik durumlarinda, dürüst ol.
Kimseyi kirma, hakaret etme.
insanlari akrabalarina göre yargilama!
Yavas konus, ama hizli düsün.
Biri sana, yanit vermek istemedigin bir soru yöneltirse, gülümse ve en büyük askin ve en büyük basarilarin daha büyük riskleri oldugunu hatirla.
Anneni ara.
Biri hapsirdiginda “cok yasa” de.
Kaybettiginde, ders al.
3 “S” yi unutma: Kendine Saygi, baskalarina Saygi, herseyde Sorumluluk.
Kücük bir anlasmazligin büyük bir arkadasligi bozmasina izin verme.
Hata yaptigini farkettiginde, onu hemen düzelt.
Telefona cevap verirken gülümse.
Seni arayan kisi bunu sesinden anlayacaktir.
Konusmaktan, sohbetten hoslanan bir kadin/erkekle evlen.
Yaslandiginizda, konusma yeteneginiz herseyden daha önemli olacak.
Biraz yalniz kal.
Degisikliklere kucak ac, ama degerlerini yitirme.
Suskunlugun, bazen, en iyi yanit oldugunu unutma.
Daha cok kitap oku, daha az televizyon seyret.
iyi ve saygin bir hayat sür.
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
“Her insanın yaşamı, onu kendine götüren bir yoldur, bir yol denemesi, bir yol taslağıdır… Hepimiz aynı derinliklerden çıkıp geliriz, ama bir taslak olarak her birimiz kendi öz amacımıza varmak için uğraşıp didiniriz. Birbirimizi anlayabilir, ama kendimizi ancak kendimiz açıklayıp yorumlayabiliriz.Her insan yalnız kendisi değil, aynı zamanda bir benzeri daha olmayan, tamamen kendine özgü, her bakımdan önemli ve dikkate değer bir noktadır. Öyle bir nokta ki, dünyanın tüm olayları kesişir burada; bir kezliğine, bir daha asla yinelenmeyecek bir kesişimdir bu. Dolayısıyla her insanın öyküsü önemli ve dünya durdukça yaşayacak tanrısal nitelik taşır, her insan yaşadığı ve doğanın istemini yerine getirdiği sürece olağanüstüdür, her türlü dikkate ve ilgiye layıktır”
Hermann Hesse
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Sadece birkaç umut ışığı bile belli bir etki yaratabilir! Bu kadar karanlık içerisinde olduğumuz için küçücük bir
ışığın işe yaramayacağını sakın düşünmeyin; çünkü tek bir mum bile karanlıkta bir mil öteden görülebilir! Bir mum çok küçük bir ışık saçsa ve tamamen karanlıkla çevrelenmiş olsa bile, bu, büyük bir karanlığın içinde çok önemli bir ışık olduğu gerçeğini değiştirmez.
Mum sadece küçük bir ışık ve onun dışındaki her şey karanlık olsa bile, bu mum gerçekten işe yarıyor. Ama belki cesaretinizi tamamen kaybettiniz ve kendinize “Ben kimim? Ne yapabilirim? Her şey o kadar umutsuz ve imkansız görünüyor ki! Olayları düzeltmek için tek bir kişinin yapabileceği hiçbir şey yokmuş gibi görünüyor. Öyleyse denemenin ne anlamı var? Herhangi bir şey yapmanın ne anlamı var?” diyorsunuz. Belki de her şeyden vazgeçmek üzeresiniz. Evet, belki dünyanın tamamını değiştirecek güce sahip değilsiniz. Ama dünyanın üzerinde yaşadığımız parçasını değiştirebilirsiniz! Bu kadar karanlık içerisinde olduğumuz için küçücük bir ışığın işe yaramayacağını sakın düşünmeyin; çünkü tek bir mum bile karanlıkta bir mil öteden görülebilir!
Alıntı
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Zamanın birinde bir marangoz, bir müteahhidin yanında çalışıp ahşaptan evler yaparmış. Yaptığı evler diğer
marangozların evlerinden çok daha güzel ve sağlam olurmuş. Çünkü işine çok özen gösterirmiş. Gel zaman, git zaman, bizim marangoz yaşlanmış. Artık emekliye ayrılma zamanı gelmiş. Müteahhitle bu konuyu konuşup, artık emekliye ayrılmak istediğini söylemiş. Müteahhit ona; “elbette ayrılabilirsin ama senden bana son bir ev yapmanı istiyorum demiş” Marangoz bu işe çok alınmış. Çünkü yıllar boyunca bu müteahhit için gecesini gündüzüne katarak ve çok büyük titizlikle çalışarak birçok ev yapmış. Gider ayak ona bir ev yaptırması çok gücüne gitmiş. Ama yine de onu kırmayarak evi yapmayı kabul etmiş. Fakat son yaptığı evi, diğer evler gibi özenerek yapmamış. Derme çatma bişey yapmış. Tamamladıktan sonra müteahhide giderek evi tamamladığını ve artık ayrılacağını söylemiş. Müteahhit marangoza dönerek; – Senin bana çok emeğin geçti. Bu yüzden sana bir sürpriz yapmak istedim. Son yaptığın ev senindir. Güle güle kullan, demiş. Marangoz yaptığından çok utanmış…
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
En kolay şey? Hata yapmak
En büyük engel? Korku, endişe
En büyük hata? Yılgınlık
Bütün kötülüklerin kaynağı? Bencillik
En güzel eğlence? Çalışma
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Gönderen : elem su
Sevgili anneciğim,
Ne garip;
yeni yeni farkediyorum ki, çocukları anne olunca çocuklaşıyor anneler… Ve insan, zamanın
nasıl insafsız bir öğütücü olduğunu bu rol değişiminde anlıyor. Eminim karnındaki ilk tekmemden,
hatta doktorların ‘Bundan sonra ağır kaldırmak yok’ müjdesinden beridir iki kişilik yaşıyorsun yaşamı…
Doğum odasında bir küçük el saçlarına tutununca değişti herşey ve o el, o saçtan hiç eksik olmasın
istedin.
Kimbilir kaç geceyi karyola başuçlarında derin iç çekişler dinleyip hüzünlenerek uykusuz geçirdin,
kaç emzirme seansında bitkin uyuyakaldın. O gün bugündür hayatı, bir toprakla çiçeği kadar ortak
üretiyor, tüketiyoruz.
Yolboyu, kusurlarını hiç görmedik birbirimizin, yeteneklerimizi abarttık karşılıklı; toz kondurmadık
üzerimize, kol kanat gerdik… Ben dünyanın en iyi evladıydım, sense tarihin en iyi annesi… Her
çığlıkta başucumda biteceğini bilmenin güveniyle büyüdüm. Her derdimde benden çok dertleneceğini
bilmenin o bencil alışkanlığıyla ayakta kaldım.
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Gönderen: elem su
2 Şey..
İki şey insanı “nitelikli insan” yapar:
1 İradeye hakim olmak
2 Uyumlu olmak
İki şey “ekstra değer” katar :
1 Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2 Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek
İki şey geri bırakır:
1 Kararsızlık
2 Cesaretsizlik
İki şey kâşif yapar:
1 Nitelikli cevre
2-Biraz delilik
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:
1 Baskın yeteneği bulmak
2 Cidden sevdiğin işi yapmak
İki şey başarının sırrıdır:
1 Ustalardan ustalığı öğrenmek
2 Kendini güncellemek
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Gönderen : elem su
basketbola ‘’sepet topu”,
voleybola ”uçan top”,
avansa ”öndelik”,
banknota ”kağıt para”,
asparagasa ”uydurma”,
aspiratöre ”emmeç”,
fabrikaya ”üretimevi”,
zappinge ”geçgeç”,
etiğe ”töre bilimi”
Afiş ”ası”,
ajanda ”andaç”,
aktivite ”etkinlik”,
aktüel ”güncel”,
amblem ”belirtke”,
ambulans ”cankurtaran”,
amortisman ”yıpranma payı”,
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum »
Gönderen: elem su
Eski zamanlardı. Yolların olmadığı zamanlar… Demek ki fakirdi bizim gibi çoğunluk, bu nedenle taşınacak yüklere talip olacak hamallar bulmak zor olmuyordu…
Yanımdaki hamalla yola çıktık.
İhtiyardı. Kendinden büyük bir yük almıştı. Benim sırtımda ise birkaç bavul vardı sadece, onunkinin çeyreği…
Diyordum ki içimden “Çok gitmeden kıvrılırsa titreyen bacakları, yüklenirim sırtındaki yükün yarısını!..” Nitekim çok geçmeden dedi ki:
“Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!…
“Ne molası, dedim ona hayretle. Ben daha terlemedim!..” Sözüme aldırmadı. Durdu. Çöktü.
Salarken yükünün ipini “Sen de dinlen hadi” dedi. Benim canım sıkılmıştı bu işe.
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Gönderen : elem su
Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı…
Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu.
Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına: “Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?”
Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı:
“Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan…”
Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda…
Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu…
Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmıs 50 yılın ardından?
Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı… Kadın neler diyecekti? Herkes, onu dinliyordu…
Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti:
“Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim… O bilmez…
Uncategorized kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;

